|
|
PROF.
DR. TAHSİN YOMRALIOĞLU
|
|

|
Anabilim Dalı, Kamu Ölçmeleri
Doktora, University of Newcastle, UK, 1993
Lisansüstü, KTÜ, 1988
Lisans, KTÜ, 1985
( +090 462 377 27 93
2
+090 462 328 08 19
* tahsin@ktu.edu.tr
: www.jeodezi.ktu.edu.tr/tahsin
İlgi alanları
Coğrafi/Kent/Arazi Bilgi Sistemleri
Arsa-Arazi Yönetimi
Taşınmaz Değerlemesi
|
|
  

Kitaplar...
|
|
CBS'2007 Kongre Açılış
Konuşması...

“Bilgi”, antik çağdan
günümüze kadar insanlık için hep önemli olmuştur. İnsanoğlu iletişim ve
öğrenme özlemi taşıdığı için daima bilgiye ihtiyaç duymuş ve bilgiyi bir
gelişme aracı olarak kullanmıştır. Başlangıçta işaret ve sembollerle ifade
edilmeye çalışılan bilgi, sadece bireylerin değil, toplumların da
gelişmelerini doğrudan etkilemiş ve çağımızın “Bilgi Çağı” olarak anılmasına
neden olmuştur. Bugün dünyada bütün toplum, örgüt ve insanlar kadar, her
bilimsel disiplini de etkisi altına alan bir devrim bize meydan okumaktadır.
“Bilgi Çağı” olarak tanımlanan bu süreçten en çok etkilenecek olan toplumlar,
elbette bu fırsatı kaçıran ülkeler olacaktır. Unutmayalım ki bilgi çağının
etkileri, teknik olmaktan ziyade, daha çok toplumların sosyal, kültürel ve
ekonomik yaşamlarında görülecektir. Nitekim bugün bilginin gücü açık bir
biçimde de ortadadır. Bilgiyi etkin kullanan toplumların çok daha hızlı ve
dinamik bir gelişme göstermeleri yanında, yine bu toplum bireylerinin çağdaş
hizmetlerden en üst düzeyde yararlandıkları bir gerçektir. <..metninin
tamamı> 30.10.2007 |
|
Nasıl Bir TRABZON?...
Bir
tutku haline gelen güzel diyarımız Trabzon ve çevresinin, önümüzdeki
10’larca yıl sonra nasıl biçimleneceğini, bugünden net bir şekilde ortaya
koyacak bir yol haritasına sahip miyiz acaba?... Trabzon’u geleceğe
hazırlamak; Geleceğin Trabzon’unu bugünlerden düşünmek ve tasarlamak
zorundayız. Böylesi bir tasarımın öngörüsü: “İçinde yaşayanlara en iyi
imkanları sunan ve onların yaşamlarını kolaylaştıran ortamları yaratmak;
dengeli ve sürdürülebilir bir ekosistemi gözeterek yenilikçi bir şehir
kültürü oluşturmaktır.” Ne yazık ki; denize kucağını açan ve yeşilin her
tonuyla donanmış doğamızı, her geçen gün çirkinleşen yüzüyle çevremizi ve
kimliksiz beton yığınlarıyla Trabzon’umuzu maalesef elbirliği ile yaşanmaz
hale dönüştürüyoruz… Yarınlara aktarılmak üzere bizlere emanet edilen bu
güzel dünya mirası toprakları daha şimdilerden tüketiyoruz… Trabzon’u,
gelecek kuşakların aydınlık mekanı , mutlu ve sağlıklı insanların bir yaşam
dünyasına dönüştürmek için Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası olarak,
aşağıda altını çizdiğimiz konuların, başta Trabzon adına karar verecek
siyasiler olmak üzere her duyarlı insan tarafından dikkate alınması
gerektiğine inanıyor ve Trabzon’a sahip çıkma adına bu çağrımızı değerli
kamuoyunun dikkatine sunuyoruz… Tarih ve kültür mirası Trabzon'umuzda barış
ve sevgi içinde yaşama umuduyla...<...devamı>
10.07.2007 |
|
Trabzon'a
Ait Kanser Haritası GIS ile Üretildi...
...Yomralıoğlu, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, Türkiye'de ilk defa Trabzon'un kanser yoğunluk
haritasının hazırlandığını söyledi. Sağlık İl Müdürlüğü'ne bağlı Kanser Kayıt
Merkezi'nden aldıkları 2004-2005 yıllarına ait 678'i erkek, 462'si kadın
olmak üzere bin 160 kanserli hastanın verilerine bağlı olarak Trabzon'un
kanser yoğunluk haritasını hazırladıklarını belirtti. Yomralıoğlu, kansere
yönelik mevcut veriler toplanarak, Trabzon bazında kanser vakalarının yerleşim
alanlarına göre nasıl dağıldığının coğrafi olarak gösterildiğini kaydederek,
''Kanser vakalarının dağılımının coğrafi bilgi sistemleri ile analiz edilmesi
ve haritalar üzerinde gösterilmesi halinde kanserle mücadele çok daha etkin
yapılacaktır'' diye konuştu. Ayrıca, kanser vakalarının yoğunlaştığı
bölgelerde çevresel koşulların irdelenmesi gerektiğini dile getirerek, sağlık
kuruluşlarının bu tür vakaların verilerini tutmada daha dikkatli davranması
gerektiğini söyledi.
<...haberin
devamı için tıklayınız > 06.04.2006
|
|
Harita Mühendisliği'nin
Geleceği üzerine söyleşi...
... Takdir edersiniz ki geleceği bilemeyiz,
ancak geçmişe bakarak ileriye dönük bazı tahminler yapmamız mümkün olabilir.
Örneğin mesleğimiz nereye doğru gidiyor diye soracak olursanız, kesin olan
bir şey var ki gelecekte meslek bugünkü konumundan çok daha iyi bir yerde
olacaktır. Çünkü son on yıla baktığımızda, dünyada sosyo-ekonomik alanda
gerçekten büyük değişimler yaşandığı ve bu değişimlerden de en çok etkilenen
mesleklerin başında haritacılığın geldiğini söyleyebiliriz. Özellikle bilgi
teknolojisi toplumları ve bireyleri önemli bir şekilde etkileşim olacak ki,
bugün insanlar bilginin değerini daha iyi kavramaya başlamışlar. Günümüzde
bilgi artık önemli bir kaynak ve de bir güç haline gelmiştir. Tabi bilginin
önemi, onun hammaddesi olan veriye bağlıdır. İşte bu veri noktasında bence
haritacılığın önemi ortaya çıkmaktadır. ” <...söyleşinin
devamı için tıklayınız > 30.11.2004.
|
|
Avrupa
Sınırları Nereden Geçiyor?
... Günümüzde Avrupa bir ‘kıta’
olarak adlandırılmaktadır. Kıta, dünyanın en büyük kesintisiz kara parçaları
olarak tanımlanmaktadır. Esasen bu tanıma göre ilk etapta Avrupa’nın bir kıta
olmadığı rahatlıkta söylenebilir. Dolayısıyla coğrafi anlamda, Avrupa,
Avrasya kıtasının batısında yer alan ‘bir yarımada’ dır. Peki Avrupa’yı kıta
yapan nedir? Veya Avrupa’yı Avrasya’dan ayıran, Asya’dan bağımsız yapan
nedir? Bunu anlayabilmek için Avrupa’nın coğrafi sınırlarının nerelerden
geçtiğine bakalım. Bu noktada uzmanlar, coğrafyacılar dahi konu üzerinde tam
bir görüş birliğine sahip değillerdir. Öyleki Fernand Braudel, elli yıl önce
Avrupa’nın ‘Asyanın bir yarım adası’ olduğunu ilan ederken, Alman tarihçi
Wulf Köpke’e göre, bugünkü coğrafyacıların ortak kanısı şudur: “Avrupanın
hatları keyfi bir biçimde çizilmiştir; sınırları ve özellikleri de anlaşılır
olmaktan çok uzaktır.” <...devamı için tıklayınız >
11.12.2004.
|
|
Karadenizli
toprağa aşırı bağımlı...
Karadeniz Teknik Üniversitesi
(KTÜ) Jeodezi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahsin Yomralıoğlu,
“özellikle Doğu Karadeniz Bölgesinde insan hayatına mal olsa da toprağa aşırı
bağımlılık devam ediyor” dedi. Prof. Dr. Yomralıoğlu, Arş. Gör. Dr. Bayram Uzun’la birlikte
yaptıkları araştırmanın Doğu Karadeniz yöresinde insan-mülkiyet ilişkisini
değişik boyutla incelemek, değişen zaman içerisinde yöre insanının toprağa
bakış açısını ortaya koymak olduğunu belirtti. <...devamı için tıklayınız...> 07.09.2004.
|
|
Peki
sonuçta nedir bu GIS?...
Onun
sınırlarını çizmek mümkün mü? Elbette değil. Çünkü GIS’in sınırları
insanlığın hayal gücüne bağlıdır. Sınırlar hayal edebildiğiniz kadar
alabildiğince geniştir...Önceden hayal olan Jules Verne hikayeleri bugün
gerçek değil mi? Artık uzaya gitmek tatile gitmek kadar kolay değil mi?
O halde GIS için de hayal gücümüzü zorlayabildiğimiz kadar zorlamalıyız.
Bilgi teknolojisi öyle hızlı
gelişiyor ki, erişmek ne mümkün. Ancak unutulmaması gereken bir şey var ki,
tüm bu gelişmeler hep bir coğrafya olgusunda yaşanıyor. Coğrafi referans ya
da konum bilgisinden ayrı bir teknolojik gelişme düşünülebilir mi? Uzayda
gözümüz, kulağımız olan uydunun adresi nedir sizce? Sadece bir çift
koordinat. Kaldı ki yarın herkesin bağımsız bir uydusu da olmayacak mı? Konum
ve bilgi. Gücün ayrılmaz ikilisi. O halde GIS’siz hayat düşünmek mümkün mü?
Televizyon,
bilgisayar, iletişim, kablosuz sistem, internet derken, GSM teknolojisi artık
herkesin kolundaki saat kadar basit ve herkese o denli yakın. Bilgiyi sunan,
paylaşan küçük ancak çok güçlü bir sistem. Yarın, insanlar, kolumuzdaki saat
yerine yine bu büyüklükte bir el cihazı ile, sadece alış-veriş yapmayacak,
konuşup birbirine sesli ve görüntülü mesaj geçmeyecek, e-posta göndermeyecek,
internet üzerinde gezinti yapmayacak... Bütün bunlar coğrafya ile
bütünleşerek, haritalar, uydu görüntüleri saat penceresine, TV’ler,
bilgisayarlar saat ekranlarına, tuşlarına, coğrafik koordinatlar, bilgiler ve
bugünkü internet dünyasındaki verilerin kat kat fazlaları saat pillerine
kadar indirgenmeyecek mi? Belki de üzerinde yaşadığımız dünyanın, bir elde
taşınacak cihaz kadar küçük olduğunu anlamak için çok uzun bir süre de
beklememize de gerek kalmayacak. Sadece GIS’i iyi anlamak ve onu yaşamak
gerekir. Yarın GIS saatleri, künyeleri, kartları ile karşılaşacağımız için
şimdiden buna kendimizi hazırlamamız da gerekmez mi? Evrensel vatandaş
olma yolundaki hayallerimiz bizimle oldukça, bilgiye doyumsuzluk ta hep var
olacağından, GIS macerası insanlık var oldukça hep devam edecektir...Sonuçta,
“GIS hayattır...”
(Coğrafi
Bilgi Sistemleri Kitabının Son Sözünden Alıntı, Trabzon 2000)
|
|
|